" />

Lazer İle Kılcal Damar Tedavisi


Genelde surat bölgesinde ve yer yer bütün vücutta da görülen, kılcal damarların büyümesiyle ciltte rahatsız edici kırmızımsı bir görünüm ortaya çıkmaktadır.


Kılcal damar tedavisi, büyüyen kılcal damarların sağlık açısından büyük bir hastalık vermemesine rağmen güzel duyu kaygılardan dolayı yaygın şekilde uygulanan bir rehabilitasyon yöntemidir.


Kılcal Damar Tedavisinde Hangi Lazer Kullanılır?

Tedavide Nd: YAG türü lazer ışınları kullanılmaktadır. Nd: YAG (1064nm) lazer ışınları hemoglobin üstüne yoğunlaşır. Kılcal damarları bozulmamakla rehabilitasyon sağlar.



Tedaviye Gelen En Sık Kılcal Damar Rahatsızlıkları

– Burun ve elmacık etrafında kızarıklık
– Rozase / Gül rahatsızlığı (Rozacea)
– Şarap kiri (portwine stain)


Rahatsızlığa Sebep Olan Etkenler

Kılcal damar rahatsızlığına neden olan etkenler ansızın çok olabilir. Genetik faktörler, güneş ışınları, gebelik sonrası, içki ve öströjen fazlalığından kaynaklanabilir.


Rozase (Rozacea) Tedavisi

Rozase (rozacea) rahatsızlığı ten yüzeyine yakın kılcal damarların genişlemesi neticesi cildin üst katmanında yoğun kızarıklar şeklinde kendini göstermektedir. Rozase, rahatsızlığın şiddetine bağlı şekilde insanda özgüven eksikliğine neden olmakta, insanın hayat standardını düşürmektedir. Rozase rahatsızlığının tedavisinde bir oldukça metot kullanılmaktadır. Topikal kremler, ağızımızdan alınan antibiyotikler, lazer sistemler sayılır. Lazerle meydana getirilen tedavilerde rahatsızlığı tetikleyen kılcal damarlar hedeflenmektedir. Diğer tedavilere nazaran daha etken bir rehabilitasyon yöntemidir.


Şarap Lekesi (Portwine Stain) Tedavisi

Doğum kiri diye de bilinen şarap kiri rahatsızlığı, çoğunlukla doğumdan derhal sonrasında ortaya çıkmaktadır. İlk başlangıçta pembemsi renkte, daha ileriki yaşlarda ise koyu al ve mor halini almaktadır. Rahatsızlık lazerle büyük seviyede giderilebilir ama tedaviden % 100 netice almak mümkündür değildir. Tedaviye erken yaşlarda başlanması rehabilitasyonun başarısını artırmaktadır.


Yirmi birinci yüzyılda kılcal damar rahatsızlıklarının artmış olduğunu gözlemleyebiliriz. Şehirleşme ve sanayileşme gibi insan sağlığı açısından olumsuz dezavantajlara sahip olan faktörler nedeniyle kılcal damar hastalığına belirli bir zemin hazırlanıyor. Bu durum özellikle atmosferde yer alan ozon tabakasının delinmesi sonucunda gerçekleşiyor. Ozon tabakasının delinmesi ile zararlı güneş ışınlarına daha fazla maruz kalıyoruz. Bu açıdan bakıldığında hava kirliliğinin birçok hastalığa davetiye çıkardığını düşünebiliriz.


Kılcal damar problemi aynı zamanda genetik kökenli olarak da açığa çıkabilir. Bu hastalık nesilden nesile genetik yollarla aktarılabiliyor. Genetik olarak gelişen hastalıklar farklı temellere sahip hastalıklara göre daha zorlayıcı etkiler içerebiliyor. Yüksek miktarda alkol kullanımı ise kılcal damarlarınız açısından olumsuz bir etkiye neden olur. Yüksek oranda alınan alkol nedeniyle kılcal damarlarınız giderek genişlemeye başlar. Bu genişleme sonrasında çeşitli sağlık problemleri ile karşılaşmanız mümkündür.


Kılcal damar tedavileri günümüzde genellikle lazer ile gerçekleşiyor. Bu durum daha risksiz bir ameliyat seçeneği sağlıyor. Lazer tedavisi ile tüm bu problemlerin üstesinden gelebilmek mümkün. Ameliyat öncesi ve sonrasında doktorunuzun çizdiği sınırları aşmamanız gerekiyor. Bu sayede başarılı bir lazer tedavisi deneyimlemeniz mümkün olabilir.